Bugün piyasaya çıkan kaliteli bir oyunun başarı ve beğeni toplayıp bir hayran kitlesi oluşturması, teknik olarak çok daha olanaklıyken, pratikte çok da fazla örneği görülmüyor. Fallout, ne olursa olsun, gelmiş geçmiş en iyi oyunlardan birisidir. Oyun dünyasında garip bir dönemdeyiz, yapımcı sayısı az, bağımsız oyun geliştiricileri yok denecek kadar az, çok uluslu küresel dev şirket ve holdingler, piyasanın büyük bir kısmını elinde tutmakta ve oyun dünyasının akışını kontrol etmekte. 85-95 yılları arasında özellikle ve 2000’lere kadar piyasanın özellikleri, gücü ve etkinliği tam bilinmiyordu, ne nedir bilmiyor olduklarından, hevesli yapımcılar, akıllarına gelen her şeyi denediler.Fallout, üstün başarıya kavuşan oyunlar arasında bir yapım.Hayatın tuhaf ironilerinden olsa gerek, PC oyun tarihinin en güzel RPG oyunları ile tanınan Interplay ve Black Isle, serinin üçüncü oyununu yapacak bütçeyi bulamayıp, iflas ettiler. İlerleyen teknolojinin bir dezavantajı da bu, yapım maliyetleri arttıkça küçük ve bağımsız firma ve stüdyolar, ellerindeki fikir ne kadar güzel olursa olsun, bunu satamıyorlar. Fallout’un hayran kitlesine bakacak olursak, bir açıdan da oyun dünyasının bu deneme yanılma döneminde, yani heyecanlı bebek adımlarını attığı yükselme devrindeki oyuncu profilini de tanımlamış oluruz. Şimdi, oyun tarihine bakacak olursak ilk PC oyunlarının yarış, spor veya FPS tarzı oyunlar olmadığını rahatlıkla görürüz. Bunun en büyük sebebi teknolojik yetersizliklerdi, elde olanlar ile yapılabilecek en iyi şey RPG oyunlarıydı. Bir de “geek” kitlenin oyunları yapan insanlar olmasıydı. Bu konuda şahsi olarak görüşüm zaten PC oyunlarının aslen RPG/FRP’den doğduğu şeklindedir ama bu bambaşka bir yazının konusu. Grafik olarak da Fallout 3 kendini gösteriyor ve kendine benzeyen diğer oyunlara fark atıyor.